3 Ekim 2013 Perşembe
Eşyanın Gümrük Kıymeti
Eşyanın gümrük işlemlerinde kullanılmak üzere tespit edilen değeri,eşyanın gümrük kıymetini ifade eder.Serbest dolaşımdaki bir eşyanın kıymeti ile aynı eşyanın gümrük kıymeti farklıdır.Ancak serbest dolaşımdaki eşyanın kıymeti gümrük idaresini ilgilendirmezken, hem ihraç edilecek eşyanın, hem de ithal edilecek eşyanın kıymeti gümrük idaresini yakından ilgilendirir.
Gümrük idaresi eşyanın kıymetinin gerçek veya gerçeğe yakın bir değer olmasını bekler ve her aşamada bunu kontrolünü yapar.Özellikle ithal eşyasının gümrük kıymetinin doğru beyan edilmesine gümrük idaresi çok dikkat eder. Çünkü ithalat esnasında alınan gümrük vergisi,katma değer vergisi,özel tüketim vergisi gibi vergiler eşyanın gümrük kıymeti üzerinden hesaplanmaktadır.ithal eşyanın gümrük kıymetinin tespiti,Cenevre kıymet sözleşmesinde belirtilen yöntemler kullanılarak yapılmaktadır.
Osmanlı'da İktisadi Görüşün İlkeleri Nelerdir
1.İaşe ( Provizyonizm) İlkesi: İktisadi faaliyetin amacı, vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamaktır. Üretilen mal ve hizmetlerin, mümkün olduğu kadar bol, kaliteli ve ucuz olması, yani piyasada mal arzının mümkün olan en yüksek düzeyde olması temel hedeftir.
2.Gelenekçilik ( Tradisyonalizm) İlkesi: Osmanlının iktisadi görüşlerini belirleyen ikinci ve önemli unsur gelenekçilik ilkesidir. Gelenekçilik. '' sosyal ve iktisadi ilişkilerde yavaş yavaş oluşan dengelri, eğilimleri mümkün olduğu ölçüde muhafaza etme ve değişme eğilimlerini engelleme ve herhangi bir değişme çıktığı takdirde, tekrar eski dengeye ortadan kaldırma iradesinin hakim olmasıdır.Gelenekçilik ilkesininde arkasında iaşe ilkesinin yattığı görülür. Var olan üretim sisteminde bir denge vardır. Dengenin bozulması halinde bunalma düşme tehlikesi mevcuttur. Böyle bir durum endüstri öncesi toplumların temel kaybılardır. Bu nedenle uzun deneyim ve uyarlamalarla oluşan üretim ve istihdam yapısının değişmeden kalmasına özen gösterilmiştir.
3.Maliyecilik İlkesi: Osmanlı Devleti'nin iktisadi yaşamda düzenlemeleri yönlendiren üçüncü unsur Maliyecilik ilkesidir. Maliyecilik hazineye ait gelirleri mümkün olduğu kadar arttırmak, harcamaları ise kısmaktır. Bu dengenin bozulması ekonomideki dengelerin bozulması olacağından, devlet bu dengenin devamı için azami hassasiyet göstermektir. Osmanlı Devleti bu dengelerin bozulmaması için büyük bir hassasiyet sarf etmiş azami çaba sarf etmiştir.
DASK NEDİR?
Doğal Afet Sigortaları, ülkemizde 17 Ağustos 1999 Marmara Depremiyle gündeme gelen, zorunlu deprem sigortasının genel adıdır.
Doğal Afet Sigortaları Kurumu olan DASK, kâr amacı gütmeyen, işlerini sigorta tekniğine uygun olarak yöneten bir kurumdur, 7 kişilik bir heyet tarafından yönetilir ve Hazine Müsteşarlığı’nca denetlenir.
DASK’ın Amacı Nedir?
DASK’ın amaçları şöyle sıralanabilir:
1) Bütün konutları depreme karşı, güvence altına almak,
2) Mali hasarların yükünü reasüre ederek, paylaşmak,
3) Devletin, deprem kaynaklı giderlerini azaltmak ve gelecekte oluşabilecek hasarlar için fon oluşturmak.
4) Ülkemizde sağlıklı yapılaşmaya katkı sağlamak.
5) Toplum genelinde, sigorta bilincinin gelişmesine katkı sağlamak.
Bu amaçlar hem devletin hem de yaşayanların ortak çıkarları ile örtüşmesi bakımından da ayrıca önemlidir.
Sermaye Piyasası Nedir?
Sermaye piyasası hisse senedi gibi ortaklık sağlayan ya da tahvil, finansman bonosu gibi alacaklılık sağlayan yatırım araçları vasıtasıyla, tasarrufçulardan girişimcilere kaynak aktarılan piyasalardır.Yatırımcılar, yatırımlarını belli bir getiri beklentisi ile yatırım araçlarında değerlendirirler. Girişimciler ise, sermaye piyasasında ihraç ettikleri hisse senetleri veya borçlanma senetleri aracılığı ile yatırımcıların tasarruflarını reel yatırımlara dönüştürürler.
Banka ve aracı kurumları kapsayan aracı kuruluşlar, yatırımcıların talepleri ve beklentileri doğrultusunda sermaye piyasası alım-satım işlemlerini ve şirketlerin hisse senedi veya borçlanma senedi halka arzlarını gerçekleştirirler. Yatırımcılarla girişimcilerin piyasa aracılığıyla buluşması ekonomik büyümeye katkıda bulunmaktadır.
Sigortada Risk Kavramı
Risk,tarafların iradeleri dışında oluşan, maddi veya manevi zarara uğrama tehlikesi yaratma, belirsiz ve gelecekte ortaya çıkabilecek olayları belirlemektedir.
Riziko kavramı ise, ortaya çıkabilecek zararın olası nedeni, yani tehlike anlamında kullanılmaktadır. Sigortacının teminat altına alacağı rizikoları değerlendirmesi açısından önem taşıyan iki riziko kavramı vardır;
-Fiziksel riziko, tehlikenin gerçekleşme olasılığı üzerinde etkin olan noktaları ifade eder.
-Moral riziko, sigortalının tutum ve alışkanlıkları ile ilgilidir ve sigortalının en iyi niyetine bağlıdır.
Riskin, gerçekleşme ihtimali olan fakat ne zaman gerçekleşeceği bilinmeyen ve gerçekleştiği zaman maddi veya manevi anlamda bir kayba neden olan olayları içermesi gerekmektedir.
TEMEL BANKACILIK GELİR KAVRAMLARI
FAİZ:ekonomik olarak bir mal olan paranın zaman değerine denir.
ADAT:faiz hesaplarında kullanılan ve faize esas olacak para miktarı ile gün sayısının çarpılması ile elde edilen sayıyı.
KOMİSYON:bankalar tarafından herhangi bir kaynak maliyetine gerektirmeden gayri nakit işlemler ve risk doğurmayan hizmetler karşılığında alınan bedeldir.
MASRAF:bankaların yaptıkları hizmetler nedeni ile ettikleri gelirler.
KESİNTİ:devlet adına kaynakta KKDF BSMV ve spotaj gibi yükümlülükler nedeni ile brüt faiz üzerine yapılan eklenti veya faiz üzerinden indirimler.
KKDF: kaynak kullanım fonudur.kar üzerinden hesaplanarak resmi kuruma ödenmek üzere banka tarafından müşterilerine tahsil edilmektedir.
BSMV: banka sigorta muameleleri vergisidir.kar üzerinden hesaplanarak resmi kurumlara ödemek üzere banka tarafından müşterilerinden tahsil edilmektedir.
STOPAJ:vergilerin gelir elde ettiği anda devlet adına kaynağında kesilmesi yöntemidir.
29 Eylül 2013 Pazar
RİSK YÖNETİMİ
Fiyatlardaki değişkenlik mali piyasalar ve pazardaki çalkantının damgasını vurduğu bugünkü piyasa koşullarında, işletmelerin karşılaştığı riskler her zamankinden daha önemlidir ve risk yönetimi için yöneticilerin verdiği kararlar şirketin ekonomik performansında önemli etkiler yaratabilir.
Riskin ya da gelecekteki ekonomik sonucun kesinlikten uzak olması (beklenenin altında olduğu gibi üzerinde de gerçekleşebilmesi) bir işletmenin yaşamındaki, şirket stratejisi ile ilgili seçimlerden yatırımlara, finansmanlara, tedarik sistemlerine kadar, temel unsurları doğrudan etkiler.
İşlerinin barındırdığı risklerin yönetiminde ve risk yönetiminin getireceği değeri elde etmekte, şirketlere yardımcı olmak amacıyla Risk Yönetimi Çalışma Grubu benzersiz bir değer önerisi ile müşterilerimizin karşısına çıkar: servis alanı ve sektörel bazda derin bilgi ve deneyim ile hem finans hem de üretim ve dağıtım olmak üzere iki farklı sektörde uzmanlardan kurulu dünya çapında bir network.
Bankacılık Riski
Bankacılık riski’nde risk yönetimi aracılığıyla değer oluşturulması detaylı bir şekilde belirlenmiş bir yol haritasını takip eder: risk stratejisinin ve temel kavramların (örneğin, risklerin nicelleştirme modelleri ve iş modeli) belirlenmesi, uygulama metotlarının (teşvik sistemleri, raporlama, veriler, bilgilendirme sistemleri) geliştirilmesi ve son olarak şirket süreçlerinin uygulanması.
TUĞÇE KOÇAK
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)