3 Ekim 2013 Perşembe

Faiz Riskinin Nedenleri



1. Yeniden Fiyatlandırma Riski: Finansal aracılar gibi bankalar da faiz riskiyle birçok şekilde karşılaşmaktadır. Faiz riskinin en çok tartışılan şekli, vadelerden (sabit orandan) ve bankanın varlıklarının, yükümlülüklerinin ve bilanço dışı (OBS) pozisyonlarının yeniden fiyatlandırılmasından (dalgalı orandan) kaynaklanan risk şeklidir. Yeniden fiyatlandırmanın yol açtığı faiz oranlarındaki değişme bankanın gelirlerinde ve temel ekonomik değeri üzerinde büyük önem taşımaktadır. Örneğin, uzun dönemli sabit orandan bir krediyi kısa dönemli bir mevduatla fonlayan bankanın, faiz oranları yükseldiği taktirde hem pozisyondan kaynaklanan gelecekteki gelirinde hem de kendi değerinde azalmalar olacaktır. Bu düşüşlerin nedeni, kredilerin vadesi boyunca, nakit çıkışlarının sabit oluşudur. Oysa, fonlamada ödenen faiz değişkendir ve kısa dönemli mevduatın vadesi dolduktan sonra da yükselir.

2. Gelir Eğrisi Riski: Fiyatlandırmalardaki uyumsuzluklar, bankanın gelir eğrisinin eğiminin ve şeklinin değişmesine yol açar. Bu risk, gelir eğrisindeki beklenmeyen değişmelerin bankanın gelirlerinde ya da temel ekonomik değerinde ters yönde etkiler oluşturmasıyla ortaya çıkar. Örneğin, 10 yıllık vadesi olan ve 5 yıllık devlet kağıtlarıyla hedge edilen devlet tahvillerinin temel ekonomik değeri, pozisyon, eğri üzerinde birbirine paralel hareketlerle hedge edilse de, gelir eğrisi dikleştikçe, hızla düşer.

3. Temel Risk: Diğer bir önemli faiz riski de, benzer fiyatlandırma şekilleriyle farklı araçlara uygulanan oranlar üzerinden kazanılan ya da geri ödemeler arasındaki negatif korelasyondan kaynaklanan risktir. Faiz oranları değiştiğinde, bu farklılıklar benzer vadeleri olan varlıklar, yükümlülükler ve bilanço dışı pozisyonlar arasında yer alan nakit akışlarında ve kazançlarda beklenmedik değişmelere hız kazandırabilir.

4. Opsiyon Riski: Opsiyon, sahibine herhangi bir tarihten itibaren belli süre içinde, belirli bir faiz üzerinden borçlanma ya da borç verme hakkıdır. Döviz opsiyonlarında olduğu gibi, burada da opsiyonu edinen opsiyon satıcısına bir prim ödenmektedir. Faiz oranları da borsa dışında ve içinde işlem gören opsiyonlar olarak ayrılabilirler. Yani borsa ve tezgahüstü piyasalar (OTC) olarak iki farklı piyasada alınıp satılırlar. Sabit faiz düzeninin, yerini değişken faize bırakmasıyla faiz riski ortaya çıkmıştır. Faiz opsiyonları, bu riski ortadan kaldırmak için geliştirilmiş türev ürünlerdendir. Özellikle bankalararası rekabette önemli bir avantaj oluşturduğundan, bankaların sıklıkla baş vurduğu bir opsiyon türüdür. Faiz opsiyonları ile ileriye yönelik faiz riski ortadan kaldırılarak, kar potansiyeli korunabilmektedir. Faiz opsiyonları riskten korunma yanında spekülasyon amacıyla da kullanılabilir.

DIŞ TİCARETTE KULLANILAN BELGELER



*GÜMRÜK BEYANNAMESİ: Türkiye'den yurt dışına olan ihraç konusu malların yetkili gümrük idaresine beyaneme ile bildirilmesi zorunluğu vardır.Bu zorunluluk gümrük beyannamesi ile gümrüğe gelen malların kontrolunü sağlayan belgedir.

*NAVLUN FATURASI: ihracatçının navlun bedelini ödediğine dair ithalatçıya düzenleyerek gönderdiği faturaya denir.

*MENŞE ŞAHADETNAMESİ: menşe:bir eşyanın ekonomik milliyetidir. eşyanın tercihi olmayan menşe statüsünü kanıtlamaya yarayan bir belgedir.

*SAĞLIK SERTİFİKASI: gıda maddeleri ,canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin (et,süt,deri,bal vb)ihracatında bir ürünlerin hastalıksız veya sağlıklı olduğunu gösteren tarım il müdürlüğü tarafından tanzim edilir.

*TİCARİ FATURA:satıcı tarafından düzenlenen ürünün türünü ,miktarını ,fiyatını ve teslim şeklini gösteren kıymetli evrak niteliği taşıyan ve alıcıya teslim edilen bir belgedir.

DIŞ TİCARETTE PAZARA GİRİŞ YÖNTEMLERİ NEDİR?


Pazara nasıl girileceginin belirlenmesi en önemli kararlar arasindadir.Giriş şekli seçilirken ihracatçı ihraç pazarında talep edilen hizmet düzeyinin tarifeler ve nakliyenin marka bilincinin ve rekabet avantajının iç pazardakilere benzeyip benzemediğini göz önünde bulundurmalıdır.

PAZARA GİRİŞ ŞEKLİNİ ETKİLEYEN UNSURLAR :

-işletmelerin amaç ve hedefleri
-girilecek ülkedeki siyasi ekonomik ve yasal çevre
-kaynaklar
-pazar potansiyeli
-rekabet çevresi
-ürün karakteristligi
-yönetimin odaklandigi konular

Şirket Birleşmelerinin Türleri



a) Yatay birleşmeler : Aynı amaç ve konu çerçevesinde faaliyette bulunan şirketler arasında çoğu kez pazar payını arttırarak rakiplerini güçsüzleştirmek ya da yeni sinerjiler yaratmak amacıyla gerçekleştirilir.

b) Dikey birleşmeler : Bir ürünün üretiminden dağıtım ya da doğrudan satışına kadar geçirdiği değişik aşamalarda farklı faaliyetlerde bulunan şirketlerin birleşmesine denir.

c) Karma birleşmeler: Değişik alanlara kısa zamanda girmenin yoludur.Birbiri ile organik bir ilişki içinde olmayan farklı faaliyet alanlarındaki şirketlerin birleşmesi ile ortaya çıkar ki burada amaç, daha çok işletme riskini azaltmaktadır.

A.TR Dolaşım Belgesi



Türkiye-Avrupa Topluluğu gümrük birliği uyarınca, işlenmiş tarım ürünleri de dâhil olmak üzere sanayi ürünlerinde serbest dolaşıma ilişkin hükümlerin uygulanması için gerekli koşulların yerine getirilmiş olması halinde, ihracatçının veya gümrük beyannamesini imzalamakla yetkili kanuni temsilcisinin talebi üzerine gümrük idareleri ya da bu idarelerce yetki verilmiş kuruluşlarca düzenlenen belgelerdir.

A.TR Dolaşım Belgesi ilişkili olduğu eşyanın gümrük birliğinde serbest dolaşımda olduğunu göstermektedir. Bu itibarla gümrük birliği kapsamındaki bir ülkeden gelen ancak A.TR Dolaşım Belgesi bulunmayan bir eşyaya üçüncü ülkelere uygulanan vergi oranları uygulanmaktadır

Fiili İhracat


İhracat rejimi hükümlerine göre ihraç eşyasının Türkiye Gümrük Bölgesini terk ettiği tarihe verilen isimdir.Rejimin izahında fiili ihracata ilişkin olarak şu açıklamalar getirilmiştir :Eşyanın Türkiye Gümrük bölgesine terk ettiği tarih ;

a)Kara ve demiryoluyla çıkışlarda gümrük idaresince çıkış işlemleri tamamlanıp kara sınırından yabancı bir ülkeye çıktığı veya serbest bölgeye fiilen girdiği

b)Deniz ve havayoluyla çıkışlarda eşyanın yüklendiği deniz veya hava taşıtının hareket ettiği tarih olarak kabul edilir.

1950-1960 Demokrat Parti Dönemini


Türkiye ekonomisi açısından önemli bir döneminde ifade eden 50 li yıllar,politik gelişmelerden yanı sıra ,ekonomik değişimlerin de yaşandığı bir dönemdir.

Demokrat Parti iktidara geldiğinde Türkiye II.Dünya Savaşı boyunca sürdürmek zorunda olduğu silahlı tarafsızlık politikası nedeniyle yoksul düşmüş, ekonomik göstergeler itibariyle olumsuz bir görüntü arz etmektedir.Yoksul halk kitleleri ve tek parti döneminin verdiği bezginlik ile DP iktidara geldiğine tüm ülkede büyük bir umut ve beklenti hakimdir.